cagglarblog'a hoşgeldiniz

cagglarblog giriş paneli.

Kullanıcı Girişi

Şifremi kaybettim

Üye değil misiniz? Hemen Üyemiz olun?

top
Anasayfa » Biraz gündem » Alkolün insan vücuduna ve topluma zararları

Alkolün insan vücuduna ve topluma zararları

Alkolün zararları başlıklı makaleyi, daha doğrusu derlemeyi uzunca bir süredir yazmak istiyordum fakat vakit bulamadığım için nasip olmadı . Şimdi ise Alkolün zararlarını içeren bir kaç sitenin yazısını sizlerle paylaşmak istiyorum. Aynı zamanda Sigaranın Zararları başlıklı yazıya da değineceğim yeri gelince.

Alkolün İnsan Vücuduna zararları:

  • Beyin ve sinir hücrelerinin zarlarını zehirler veya uyuşturarak kullanılmaz hale getirir.
  • Aşırı alkol geçici hafıza kaybına neden olur
  • Alkol göze giden görme sinirlerine de tesir eder. Sulanma ve görme bozukluklarına neden olur. Neticede ameliyat kaçınılmaz olur. Körlüğe neden olabilir.
  • Midenin iç yüzeyini kaplayan tabakayı tahriş eder ve buna bağlı olarak gastrit’e yol açar. Mide zarında yırtıkları oluşur. Mide ve yemek borusunda iç kanamalar meydana gelir. Kusma gözlemlenir.
  • Kalp kasına zarar verir ve buna bağlı olarak kalp hastalıklarına yol açar. Kalp atışlarında düzensizlik meydana gelir. Kalp yetmezliğine neden olabilir.
  • Erkeklerde sertleşme olmamasına neden olabilir. Kadınlarda ise adet bozukluğuna sebep olabilir. Anne karnındaki bebeğin gelişimini olumsuz etkiler.
  • Damar kireçlenmesine yol açar.
  • Terleme ve kanın akışını hızlandırır. Kanı sulandırır. Yaralanmalarda, yaralı bölgenin geç iyileşmesine neden olur.
  • Tepki refleksleri azalır, beynin düşünme ve karar verme düzeni zayıflar.
  • Yemek borusu, gırtlak, mide ve pankreas kanserlerine neden olur. Kanser riskini büyük oranda artırır.
  • Alkol kullanımından bir gün sonra baş ağrısı ve ağız kuruluğu çok sık görülür.
  • Sonradan utanacağınız, pişman olacağınız yada pişman olmaya bile vakit bulamamanıza yol açabilecek davranışlarda bulunmanıza yol açabilir.


Alkol insanların zihnini bulandıran, doğru düşünmesini zorlaştıran ve iletişimini son derece düşük bir seviyeye indiren bağımlılık ürünü, bir uyuşturucudur. Ülkemizde ve nedense daha birçok ülkede “Sigara Sağlığa Zararlıdır!” başlıklı yazılar ve “Dumansız Hava Sahası” başlıklı kampanyalar, kanunlar çıkıyorda. “Alkolsüz yaşama sahası” çıkmıyor. Ne ilginçtir ki Alkolün, sigara gibi kullananın yanındakilere zarar vermeyeceği düşünülüyor. Halbuki sigaradaki pasif içici sıfatı, alkolde de topluma ya da çevresine karşı olumsuz davranışları ile eşdeğerdir. Bir pasif içici Sigarayı tüketen bireyden yanında bulunduğu süre içerisinde daha fazla nikotin ve bilimum sigara zararlılarını tüketir. Bu bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Fakat alkolde de durum aynı olmasına rağmen bu araştırma nedense gün yüzüne pek çıkarılmıyor. İşin kötü yanı ikisinide eşdeğer zararda tutmamız gerekirken her iki maddeyi de satmaya devam ediyoruz.
Alkolün de sigara gibi gençler arasında bir popülerite, bir otorite, bir merak  ve sözde “efkardan abi” tümcesiyle kullanılmaya başlandığı bir gerçektir. Kime “Neden içiyorsun abi? Kafan güzel olunca noluyor? Sorunun nedir? İçmendeki sebep nedir?” dediğimde mantıklı bir cevap alamıyorum. Kimisi “Hayattan bir süreliğine uzaklaşıyorsun…” diyor, kimisi “Seviyorum abiiijiiimm…” diyor, kimisi ise “arkadaşlar arasında içmesem hanım evladı dicekler abi…” diyor. Hadi ikisini geçtimde şu “Seviyorum abiijjiiimmm…” olayını hala anlamış değilim

Alkolün Topluma Zararları ise şunlardır:

Öncelikle Ülkemizde;

Cinayetlerin %85’inin
Tecavüzlerin %50’sinin
Şiddet Olaylarının %50’sinin
Trafik Kazalarının %65’inin
Eşlerini Dövenlerin %70’inin
Akıl Hastalıklarının %60’ının

Sebebi Alkoldür!

Alkol aile hayatınızdan başlar, arkadaş çevrenize, iş hayatınıza, önünüze çıkan fırsatlara, ilişkilerinize kadar her yönüyle, her dakika hayatınızı karartacak kadar acımasız olabilir ve geri dönüşü olmayan kararlar vermenize sebep olabilir. Bu cümle sizin nasıl okuduğunuzla ilgili değil nasıl anladığınızla ilgilidir. Eğer bu yazıyı okuyup “Bu adam saçmalıyor hocam” diyorsanız bende size “Nur içinde yatın” diyorum. Bu yazı bilgilendirme, bilinçlendirme ve uyarı amaçlı bir yazıdır. Ülkemiz git gide avrupa ülkelerine özenmeye başladığı için nedense hiçbir doğru insanın iyi yönlerini almıyoruz. Ters yönlerini o kadar çabuk uyduruyoruz ki bu ve bunun gibi birçok sorunla karşılaşıp, asıl çözülmesi gerekenlerin dışına çıkıyoruz.
Bir ülkenin önce gençlerini değiştirirseniz, daha sonra o ülkeyide değiştirirsiniz. Gençleri önce alkol, sigara, uyuşturucu gibi maddelere bağımlı ederseniz ve daha sonra tarih bilincini silerseniz o gençten size sadece köle olur. Bu son cümlede hiçbir siyasi görüş ya da o tipte yazılarla bağdaştırmamanızı diliyorum. Aksine bu benim görüşümdür, böyle olduğu sürece zorluklarla baş edilemeyeceğini savunuyorum. Artık silkelenip kendimize gelmemizi diliyorum.

Alkollü içeceklerin akıl sağlığı yönünden zararları

Vücut sağlığını, aile düzenini ve toplum huzurunu bozan alkol, akıl sağlığı üzerinde çok ciddi tahribat yapmaktadır.

Alkol, sağlıklı düşünmeyi engellemekte, karar verme ve doğru hareket etme yeteneklerini yok etmektedir. Bir bardak bira dahi refleksleri yarı yarıya azaltır. Reflekslerdeki bu azalma trafik ve iş kazasında artışı beraberinde getirmektedir.

Alkol algıyı da azalttığı için kişi tehlikeyi daha geç fark etmekte, geç de olsa fark etse bile çok daha geç tepki verebilmektedir. Ve çoğu zaman iş işten geçmiş olmaktadır.

ABD’li araştırmacılar, az miktarda alınan alkolün dahi beyinde küçülmeye yol açtığını tespit ettiler.

Hafızayı zayıflatıcı etkileri olan alkol, beyin hücrelerini öldürerek, beyni küçültmektedir. Herhalde hiç kimse küçük beyinli olmak istemez…

Beyin hücrelerini öldüren alkol, erken yaşlanma ve bunamaya yol açar.

İnme yani beyne bağlı felç riskini arttırır.

Bütün bu etkiler alınan alkolün miktarına göre artış gösterir. Az miktarda alınan alkol de beyinde hasara neden olmaktadır. Alınan alkolün miktarının fazla olması, beyinde gerçekleşen hasarların daha hızlı ve şiddetli olmasına neden olur. Belli bir miktarın üzerindeki alkol ise alkol zehirlenmesinden kişinin ölümüne yol açabilir.

Alkolün Azı Yararlı mı?

Alkol beyne etki ederek insan iradesini zayıflatır, karaciğerde yağlanma ve siroza yol açar. Görme bozuklukları ve kan dolaşımında güçlüklere ve damar sertliğine sebep olur. Ayrıca adam yaralama ve cinayetlerde, yangınlarda, ırza tecavüzlerde, iş ve trafik kazalarında yine alkol önemli faktör olarak karşımıza çıkar.

Öyleyse alkolün az miktarı nasıl faydalı olabiliyor ve bazılarınca tavsiye edilebiliyor.

Birçok araştırmada alkolün “azı” bile zararlı çıkmasına rağmen göz ardı ediliyor, sipariş araştırmalarda “faydalı” çıkma hemen medyaya servis ediliyor.

İşte gerçek araştırmalar ve elde edilen sonuçlar:

Yeni Zelenda Auckland Üniversitesi’nden Rod Jackson ve çalışma arkadaşları, Lancet adlı tıp dergisinde yayınlanan araştırmalarında, alkolün bu güne kadar söylenenlerin aksine kalp ve damar sağlığı üzerinde koruyucu etkisinin olmadığını ispatladılar.

Az ile orta miktarda alkollü içecek tüketimi de sağlığı desteklemiyor.

Araştırma sonuçlarıyla ilgili Rod Jackson “Alkolün en küçük dozunun bile zararı, ileri sürülen yararından fazla” diyor. Alkolün iddia edilen koruma etkisinin büyük oranda kafa karıştırıcı araştırmalara dayandığını söyleyen Jackson, az miktarda alkolün faydası olduğunu savunan uzmanların olduğunu vurguluyor. “Örneğin, az oranda alkolün faydasını savunan bir çalışmada, içki içmeyi bırakanlar, asla içki kullanmayanlar kategorisine sokulmuş.

Araştırmayı yapan bilim adamları, bunların çoğunun sağlık sorunlarından dolayı alkolü bıraktıklarını ve çeşitli hastalıklardan muzdarip olduklarını belirtmemişler.”

Yeni Zelandalı tıpçılar, American Jownal of Preventive Medicina dergisinde (cilt 28, s.369,2005) konuyla ilgili bir makalede başka bir hatayı da örnek gösteriyorlar. Buna göre, kalp ve kan dolaşımı için kıstas alınan 30 risk faktöründen 27’si hiç içki kullanmayanlarda ölçülü tüketenlerden daha belirgin.

Son bilimsel araştırmaları değerlendiren İngiliz Kalp Vakfı Başkanı Belinde Zindan, “Biz insanları kalplerini korusunlar diye az oranda dahi olsa içki içmeleri için cesaretlendiremeyiz. Çünkü daha güvenilir yollar var. Bizim tavsiyemiz; sigarayı azaltmak, fiziksel aktiviteleri arttırmak, sağlıklı beslenme olabilir” diyor.

Stockholm dahi Karolinska Enstitüsü’nün 1969-1970 yıllarında askerlik yapan 50 binden fazla gencin 25-30 yıllık takiplerine dayanan araştırması oldukça dikkat çekici.

Araştırmaya göre haftada 15 gram (yaklaşık bir kadeh içki) veya daha fazlası alkol kullananların beyin damarlarındaki kan dolaşımının bozulduğu ve bu kişilerde beyin damarlarının tıkanmasına bağlı felçlerin çok daha fazla.

Enstitü yetkililerine göre gençlerde yararlı etki diye bir şey söz konusu dahi olamaz.

Düzenli olarak “makul” denilen miktarda alkol tüketiminin kalp ve damarlara iyi gelmediği Amerikalı ve Kanadalı araştırmacıların ABD’de yayınlanan bir çalışmasında da gösterildi. Buna göre, her gün belli miktarda alkollü içki içmek, sanılanın aksine kalp damar hastalıkları riskini azaltmıyor. Uzmanlar, ABD, Avrupa, Asya ve Karayipler’de daha güzel yapılmış 54 araştırmayı tahlil ettikten sonra belli miktardaki alkolün sağlık bakımından iyi olduğunun söylenmeyeceği sonucuna vardılar.

Victorya Üniversitesi doktorlarından Tim Stockwell, bu sonuçların, doktorların hastalıklarına düzenli şekilde belli miktarda alkol tüketmelerini tavsiye ederken daha ihtiyatlı olmaları konusunda uyarmalarının zaruret olduğunu gösterdiğini belirtmektedir. Mississippi Üniversitesi’nden bir grup bilim adamı son olarak etonolün – alkollü içkilerde bulunan alkol – kan damarı oluşumunu kolaylaştırdığını ortaya çıkardı.

Bu arada İtalyan epidemiyolaglar alkol ve kanser konusunda yapılan 150 çalışmayı inceleyerek günde içilen 25 gramlık alkolün – günde 2 şişe bira – sindirim sitemimizin üst kısımları, laranks, bağırsaklar, karaciğer ve meme kanseri riskini arttırdığını keşfetti.

İngiliz tıbbi bilim dergisi Lanat’a görüşlerini açıklayan uluslararası bir bilim grubu alkol kaynaklı hastalıkların dünyada çok büyük bir sağlık sorunu oluşturduğunu belirtiyor.

Hastalıkların küresel yükünün dörtte birinin alkolden kaynaklandığını söyleyen bilim heyeti bu etkinin tütünün zararlarıyla aynı miktarda olduğuna da dikkat çekiyor.

Kırmızı şarabın antioksidan etkisine gelince:
Alman araştırmacılar siyah üzüm suyundaki antioksidanın kırmızı şaraptakinden daha iyi emildiğini ortaya çıkardılar. 2005 yılında Brezilya’da yapılan bir araştırma da araştırmacılar, siyah üzüm suyunun koroner atardamar yetmezliğine karşı, alkolün olumsuz etkilerini taşımaksızın koruma sağlayabildiğini ortaya koydu.


Alkolün “az miktarı” derken kadınları bekleyen bir tehlike daha var:

Kadınlar alkolün tuzağına erkeklerden çok daha kolay düşüyor ve sonuçlarından çok daha fazla etkileniyor” diyor. Colombia Üniversitesi Bağımlılık ve Uyuşturucu Kullanımı Ulusal Merkezi Başkanı Susan Foster.

Foster’e göre kadında tek bir kadeh içki erkekte iki kadehin etkisine eşit bir etki ortaya çıkarıyor. Genç yaşta içkiye başlayıp ilerleyen yaşlarında alkole daha da bağımlı duruma gelen kadınlar; kısırlık, osteoporoz ve kanser gibi ciddi hastalıklara daha yatkın hale geliyorlar.

Araştırmacılar ABD’de kadınların %60′ının içkiye düşkün olduğunu ve bunların %5 kadarının günde ortalama iki kadeh ya da daha fazla içki içtiğini gösteriyor.

Özellikle hamilelik ve emzirme dönemlerinde çok az içkinin bile sakıncalı olduğu belirlenmiş durumda.

Sonuç olarak, “az miktarda denilen” içki belirsizdir ve yanıltıcıdır. Çünkü herkesin, her iki cinsiyetin tahammül ve hassasiyet gücü farklıdır. Bu yüzden “alkolün azı” söz konusu olamaz. Ayrıca alkole az miktar içilerek başlanır ve giderek alkol bağımlılığı oluşur. Yine “az alkolün” faydalı olduğunu iddia eden araştırmacılar da olaya tek taraflı bakmaktadır ve yanlış varsayımlardan yola çıkmıştır. Üstelik “az alkolün” dahi zararlı olduğunu gösteren sayısız araştırma göz ardı edilmektedir.

Ve son olarak;

Alkol sorunları unutmanın ya da çözmenin aracı değil, sorunların kaynağıdır.

İşte alkollü içkilerin haram olmasının nedeni de budur.

Allah, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor:

“Ey iman edenler! (Aklı örten) içki (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.

Şeytan, içki ve kumarla, ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyor musunuz?” Maide Suresi, 90-91

Hz. MuhammedÇoğu haram olan herşeyin azıda haramdır” hadisiyle de açıkça belirtmiştir.

Kaynaklar

  • www.alkolunzararlari.com sitesi ve Doç.Dr. Sefa SAYGILI’nın Yeşilay Mayıs 2007′de ki makalesi.
  • Alkolün Azı da Zararlı. Murat Orhanlı Eğitim-Bilim Dergisi, Ocak-Şubat 2006
  • alkolün “az miktarda” olanı da çoğu gibi zararlı Zaman Gazetesi 1-Nisan 2006
  • “Alkolün Yasası ve Zararı Hakkında Çelişkili Haberler Okuyorum Hangisi Doğru?” Hürriyet Bilim Eki
  • Beyin Diyeti, sy 38. Degasus Yayınları, 2007
  • Kadın Alkolün Tuzağına Daha Kolay Düşüyor. Hürriyet Bilim Eki.

Bu makaleyi paylaş:
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • RSS
  • Add to favorites
  • Google Bookmarks
  • LinkedIn
  • Digg
  • del.icio.us
  • StumbleUpon
Beğeni düzeyi 5 üzerinden 4.33




bu makalenin en güzel yanı sizin yorumlarınız. yorumlarınızı bekliyorum : )


top